Okul fobisi, hayalleri öğrenmeyle değil, korkularla dolduran bir kapıdır.
Çocuklarda okul korkusu, çocuğun okula gitme konusunda yoğun ve sürekli bir endişe, korku veya kaygı duyması durumudur. Bazı çocuklar okula başlamadan önce çok istekli olsalar da okul zamanı geldiğinde bu istekleri kalmaz; okulda ilk gün korkusu yaşar ve okula gitmek istemezler. Her yüz çocuktan yaklaşık 4-5 tanesi bu tepkisini okul korkusuyla ortaya koyar. Okula gitmek zorunda kaldıklarında kaygı yaşamakta, bu kaygı ve stres sebebiyle karın ağrısı, mide bulantısı gibi çeşitli bedensel tepkiler göstermektedir. Ayrıca okul korkusu yaşayan çocuklarda okula gittiği günlerde ağlama nöbeti, öfke krizi gibi davranışsal problemlerin ortaya çıktığı da gözlemlenmektedir. Okul fobisi genellikle 5 ila 7 yaşları arasında görülse de diğer yaş gruplarında da karşılaşılabilen bir durumdur. Örneğin ergenlik çağında olan çocuklarda da okul fobisine rastlanabilir. Okul fobisi, aynı zamanda kaygı veya depresyona neden olabilir. Mevcut fobinin bu durumlarla tetiklenmesi çocuğu çıkmaza sokar.

Okul Korkusu Neden Oluşur?
Çocuklar genellikle okula gitmeyi eğlenceli bulsalar da ebeveynlerinden ayrılık kaygısı, sosyal kaygı veya depresyon öyküsü olabilir. Teşhis edilmemiş öğrenme güçlükleri veya okuma bozuklukları da okul fobisinin gelişmesinde önemli bir rol oynar. Okula gitmek zorunda kaldıklarında kaygı yaşamakta, bu kaygı ve stres sebebiyle karın ağrısı, mide bulantısı gibi çeşitli bedensel tepkiler göstermektedir. Ayrıca okul korkusu yaşayan çocuklarda okula gittiği günlerde ağlama nöbeti, öfke krizi gibi davranışsal problemlerin ortaya çıktığı da gözlemlenmektedir. Aile bireylerinin ruhsal durumları, aile bireyleri arasındaki ilişkilerde yaşanan bazı problemler çocuklarda okul korkusunun oluşmasına sebep olabilmektedir.
- Ebeveynlerin aşırı koruyucu tavırları,
- Anne ve/veya babanın kaygılı olması
- Anne-baba arasında yaşanan tartışma, kavga ve gerginlikler,
- Aileye yeni bir kardeşin gelmesi gibi durumlar çocuklarda okul fobisi geliştirebilmektedir.
– Bazı durumlarda ise çocuğun aile yaşantısında herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Ancak okulda karşı karşıya kaldığı bazı durumlar okul korkusunun oluşmasına sebep olabilmektedir.
- Ülke/şehir/okul/öğretmen değişikliği,
- Okulda huzursuz edici veya kaygılandırıcı durumların bulunması,
- Arkadaş ilişkilerinde yaşanan sıkıntılar,
- Öğretmen-çocuk ilişkisindeki sorunlar,
- Cinsel veya fiziksel tacize maruz kalma çocuklarda okul fobisinin gelişmesiyle sonuçlanabilmektedir.
Tüm bu nedenlerin yanı sıra akran zorbalığı da çocukta okul fobisinin gelişmesine neden olabilir. Akran zorbalığı, okul çağındaki çocuklar arasında tekrarlanan veya zaman içinde tekrarlanma potansiyeli olan gerçek veya algılanan bir güç dengesizliğini içeren istenmeyen saldırgan davranışlardır. Bir çocuk zorbalığa uğradığı takdirde okula gitmek istemeyebilir. Çocuğunuzun akran zorbalığına uğrayıp uğramadığını şu belirtiler üzerinden anlayabilirsiniz.
- Açıklanamayan yaralanmalar,
- Yırtık giysiler, kitaplar, elektronik eşyalar,
- Özellikle akademik performansta düşüş,
- Okulda baş ağrısı, mide ağrısı, mide bulantısı,
- İştahsızlık,
- Kabuslar ve uyku sorunlarının meydana gelmesi,
- Sosyal ortamlardan kaçınma,
- Benlik saygısında azalma veya çaresiz hissetme,
- Artan depresyon,
- Artan kaygı.
Çocuklarda Okul Korkusunun Ön Belirtileri
Okula gitme konusunda endişeli olduğunda fiziksel semptomlar gösterebilir. Bu semptomlar arasında mide ağrısı, baş ağrısı, kusma, bulantı, titreme veya terleme gibi belirtiler yer alabilir. Okula gitmeyle ilgili endişe, çocuğun uyku düzenini etkileyebilir. Çocuklar uyumakta zorlanabilirler veya okula gitmeyle ilgili kabuslar görebilirler. Okula gitme zamanı geldiğinde, çocuk ayrılma konusunda kaygı duyabilir. Ana-babasıyla ayrılmak istemeyebilir veya okula gitmek istemeyebilir. Okul korkusu yaşayan çocuklarda duygusal dalgalanmalar veya mizaç değişiklikleri gözlemlenebilir. Örneğin, çocuk aniden sinirli, huzursuz veya kederli olabilir. Okula gitmekten kaçınmak için arkadaşlarından uzaklaşabilirler. Sosyal etkinliklere veya grup aktivitelerine katılmaktan kaçınabilirler. Bazı çocuklar, okula gitmekten kaçınmak için fiziksel kaçınma davranışları sergileyebilirler. Örneğin, okul servisine binmeyi reddedebilirler veya okula gitmek için gerekli hazırlıkları yapmamak için direnebilirler. Bu belirtiler, çocuğun okul korkusu yaşadığını düşündüren önemli işaretler olabilir. Ebeveynler ve öğretmenler, çocuğun bu belirtilerini dikkatlice gözlemlemeli ve gerekirse profesyonel yardım almalıdır. Okul korkusuyla başa çıkmak için erken müdahale, çocuğun güvenini yeniden kazanmasına ve okula daha olumlu bir şekilde yaklaşmasına yardımcı olabilir.
Okul Fobisi Olan Çocuğu Anlamak
Okul fobisi olan bir çocuğun kaygı ve korkularını anlamak, onun duygularını dikkate almak ve empati kurmak son derece önemlidir. Çocuk, bu duygularıyla suçlanmamalı, aşağılanmamalı veya yargılanmamalıdır. Onun endişelerini anlamak ve destek olmak için anne ve babanın hassas bir şekilde davranması gerekmektedir. Okul fobisi olan çocukların korkularının kaynağını anlamak için dikkatli bir gözlem yapılmalı ve onların duygularını paylaşmaları teşvik edilmelidir. Bu şekilde, çocuğun okula gitme konusundaki korkularının kökeni belirlenebilir. Aynı zamanda, ailevi sebepler mi yoksa okul yaşantısından mı kaynaklandığı konusunda analiz yapılmalıdır. Aile içi stres, ailevi sorunlar veya çocuğun yaşadığı diğer travmatik olaylar, okul fobisine katkıda bulunabilir. Bu nedenle, çocuğun çevresindeki etkenlerin değerlendirilmesi önemlidir. Çocuğun okul korkusuyla başa çıkabilmesi için profesyonel destek almak da önemlidir. Uzman bir psikolog veya danışman, çocuğun endişelerini anlamak ve uygun tedavi planını oluşturmak konusunda yardımcı olabilir. Bu sayede, çocuğun sorunlarına çözüm bulunabilir ve daha sağlıklı bir okul deneyimi yaşaması sağlanabilir. Sorunları görmezden gelmek yerine, çocuğun duygularını ciddiye almak ve ona destek olmak, onun güvenini ve özgüvenini artırabilir.
Çocuklarda okul fobisinin gelişmemesi için anne ve babaların tavır, davranış, söylem ve kararları önemli bir yer tutmaktadır.
- Ebeveynler, çocuğun okula başlama sürecinde kaygılarını çocuğa yansıtmamalı, onu güvende hissettirmeli, net ve kararlı olmalıdır. Belirsizlikler çocukların kendilerini güvende hissedememelerine sebep olmaktadır.
- Ebeveynler okul hakkında bilgi sahibi olmalıdır, öğretmenlerle tanışmalıdır, öğretmenlerle iletişim halinde olmalıdır.
- Çocuk, anne ve babasının kendisine, okula ve öğretmenine güvendiğini hissetmelidir.
- Ebeveynler, okul ile ilgili her konuda sakin bir tutum sergilemelidir.
- Aile içerisinde yaşanan problemlerin çözüme kavuşturulması ve huzurlu bir aile ortamı yaratılması sağlanmalıdır.
- Gelişimsel özellikleri farklı olan çocukların, gelişimsel özellikleri göz önünde bulundurularak okul seçimine karar verilmelidir.
- Çocuğun okul hayatında karşılaştığı ve çözüme ulaştırılamayan sorunlar için psikolog veya psikiyatrist desteği alınmalıdır.
Okul Korkusu Ne Kadar Sürer?
Okula giden çocukların yaklaşık %2 ila %5’inde görülen okul fobisinin ortalama başlangıç yaşı 7,5’tur. Ortaokula veya liseye geçiş dönemlerinde de sık sık karşılaşılan bir sorundur Okul fobisinden muzdarip olan çocukların bu fobiyi yenmesi, seçilen tedaviye bağlı olarak dört haftaya kadar sürebilir. Bir çocuğun okul fobisi olduğu gözlemlendiği takdirde çocuk hemen bir uzmana yönlendirilmelidir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa çocuğun hayatı o kadar az etkilenir.
Okul Fobisi Nasıl Tedavi Edilir?
Okul korkusu genellikle çoklu bir yaklaşım gerektirir ve tedavi planı, çocuğun yaşına, semptomların şiddetine ve altında yatan nedenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Ebeveynler ve öğretmenler, çocuğun okul korkusunu anlamak ve tedavi etmek için birlikte çalışmalıdır. Bu işbirliği, çocuğun okul ortamında desteklenmesini sağlayabilir ve tedavi sürecinin başarılı olmasına yardımcı olabilir. Çocuğun korkularıyla yüzleşmesine yardımcı olmak için, sınırlar belirlenmeli ve kademeli maruz bırakma yöntemleri kullanılabilir. Örneğin, önce okula gitmeyle ilgili kısa süreli etkinlikler planlanabilir ve zamanla süre artırılabilir. Çocuğun okula gitme konusunda başarılı olduğu durumlar, olumlu takviyelerle ödüllendirilmelidir. Ayrıca, çocuğa okulun keyifli ve güvenli bir yer olduğunu hatırlatan olumlu mesajlar verilmelidir. Çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılamak ve ona destek olmak için, ebeveynler ve öğretmenler empati kurmalı ve duygusal olarak destek sağlamalıdır. Çocuğun endişelerini dikkate almak ve ona güven vermek önemlidir. Şiddetli okul korkusu durumlarında, profesyonel yardım almak gerekebilir. Psikologlar, terapistler veya pedagoglar, çocuğun okul korkusuyla başa çıkmasına yardımcı olacak terapi veya danışmanlık hizmetleri sunabilirler. Ayrıca, gerekirse ilaç tedavisi de düşünülebilir.

- Neurofeedback: Neurofeedback, beyin dalgalarını ölçmek ve düzenlemek için kullanılan bir biyofeedback yöntemidir. Okul fobisi gibi durumlarda, neurofeedback terapisi genellikle bireyin beyin dalgalarını regüle etmeye ve anksiyete düzeylerini azaltmaya odaklanır.
- Bilişsel davranış terapisi: Bilişsel davranış terapisinden türetilen hedefler, uyumsuz ve uygun olmayan davranışların düzeltilmesini içerir.
- Sistematik duyarsızlaştırma: Çocuğun okula karşı duygusal olarak rahatsız edici tepkisini değiştirmesine kademeli olarak yardım eden bir tekniktir. Böylece, süreç sonunda çocuk sıkıntı çekmeden okula dönebilir.
- Maruz bırakma terapisi: Çocuğun, duygusal olarak rahatsız edici olayın artan yoğunluğuna ve süresine aşamalı olarak maruz bırakıldığı bir tekniktir. Bu terapi sayesinde okul fobisi olan çocuğa, okula gitmesi ve öğretmeni ile konuşabilmesi için yardımcı olunur. Çocuk rahat hissedinceye kadar günde yalnızca bir saat okulda kalır. Sürecin olumlu ilerlemesi sonucu çocuk ileriki günlerde bütün gününü okulda geçirebilecek hale gelir.
- Edimsel davranış teknikleri: İstenen davranışların elde edilmesi sonucu çocuğun ödüllendirilmesini içerir.
